Mehmet Güleç - Eğitimci Yazar
MEB bu öneriyi kesinlikle dikkate alacaktır!
Bu içerik 28 Şubat 2017 12:38 tarihinde eklendi ve 2.818 kez okundu
MEB bu öneriyi kesinlikle dikkate alacaktır!

Eğitim dünyasının bir çok konuda sorunu bulunmakla birlikte eğitimcilerimizin maddi gelir anlamında bir çok mesleğin gerisinde bulunuyor olması düşündürücü ve üzücüdür. 21. Yüzyıl şartlarında dünyadaki ve Türkiye’deki öğretmen maaşlarıarasındaki fark ve öğretmenlerin ek göstergelerinin artırılması gibi hususlar yıllardan beri olduğu gibi hala sorun olarak devam etmektedir.

 

Diğer meslek gruplarına göre öğretmen maaşlarının yetersiz oluşu ülkemizin ve milletimizin gelişiminde büyük katkıları olan ve tüm meslek gruplarını yetiştiren yegane meslek olan ÖĞRETMENLİK gibi kutsal bir mesleğe haksızlıktır diye düşünüyorum. Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ün “irfan ordusu” şeklindeki bir ifadesiyle onurlandırdığı ve önemini bu sözlerle belirttiği eğitimcilerimizin gelir anlamında ne yazık ki hak ettiği yerde olduğunu söylemek bir hayli güçtür.

 

Eğitimcilerimizin görev olarak sadece derse girip çıkmadığını görevlerinin ötesine geçip hissederek yaşayarak ve kendisini adayarak öğrencisiyle bütünleşerek bu kutsal görevi yaptığını ifade etmek mümkündür. Geleceğin sporcusu, siyasetçisi, doktoru, polisi ve hakimi/savcısı... Hepsi öğretmenlerimizin elinde şekillenmektedir.

 

Öğretmenlerimiz bilgi ve tecrübesi ile gençlere iyiyi, güzeli ve doğruyu göstermektedir. Bir bakıma öğretmen geleceğin mimarı konumundadır.

 

Öğretmenlerimizi sadece 24 Kasımlarda anmak, saymak yetmez... Her gün bu kutsal görevi icra eden öğretmenlerimizle ilçelerde Kaymakamlar ve İlçe Milli Eğitim Müdürleri yakından ilgilenmeli ve geleceğimizi inşa eden bu insanların dertleriyle dertlenip sorunlarına çare olabilmeyi başarmak gerekmektedir.

 

Hiçbir öğretmen sabah evden çıkarken “İşe gidiyorum” demez, “Okula gidiyorum” der. Bu çok önemli bir ayrımdır. Çünkü öğretmenlik kutsal bir dava olduğu gibi aynı zamanda özel bir meslektir de...

 

Öğretmenlik bir gönül işidir. Bir nevi maddi kazancı az manevi kazancı çok olan bir meslektir de denebilir.

 

Eğitim dünyamızın ve öğretmenlerimizin bir çok konuda sorunu bulunmakta ve bu sorunlar çözülmeyi beklemektedir. Öğretmenlerimizin sorunlarını ifade edebildiğimiz ölçüde dile getirmek bizim için görevin bir parçasıdır. Buna çözüm bulmak ise yetkililerin görevidir. Bu vesileyle maddi kazancı konusunda diğer meslek gruplarına göre geride olan eğitimcilerimizin ek ders ile geçimini kolaylaştırmaya çalıştığını bilmekteyiz. Lakin birçok sorun bulunsa da bunlardan birine değinmek gerekirse bahsettiğimiz söz konusu ek dersler bunlardan biri olabilir. Ek derslerle ilgili iyileştirme yapılması öğretmenlerimizin maddi anlamda eskiye oranla biraz daha rahat etmesi açısından mühimdir.

 

Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici ve  Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Karar (Bakanlar Kurulu Kararı Karar No: 1/12/2006-2006/11350, Resmi Gazete 16.12.2006/26378) metninde Hazırlık ve planlama görevi olarak bildiğimiz MADDE 11’de “Bu Kararın 10 uncu maddesinde sayılanlar hariç, müdür yetkili öğretmenler dâhil, her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında görevli öğretmenlere, haftada 3 saati geçmemek üzere Bakanlığa bağlı okul ve kurumlarda aylık ve ücret karşılığı fiilen okuttukları her 10 saat ders için 1 saat daha hazırlık ve planlama görevi karşılığında ayrıca ek ders ücreti ödenir” denmektedir.

 

Okul dışında da öğretmenlerimizin derse hazırlık, planlama, sonuçları değerlendirme (sınav kağıtlarını değerlendirme vb.) gibi birçok hususu ders dışında da görevi olarak yaptığını bilmekteyiz. Okuldaki mesaisi dışında da mesai yapan öğretmenlerimizin bu husustaki ek derslerini “Her 10 saat ders için 2 saat daha hazırlık ve planlama görevi karşılığında ayrıca ek ders ödenir şeklinde değiştirilmesi ve “haftada 3 saati geçmemek üzere” ifadesinin metinden çıkarılması ile eğitimcilerimizin maddi durumunu biraz daha iyileşebilir.

 

Yukarıdaki maddede hazırlık ve planlama için okutulan her 10 saat ders için 1 saat ek ders verilmesi sürecin çıktısını değerlendirmek adına eksiktir. Planlama ve Hazırlık için 1 saat ek ders ödeniyor ise gerekirse ek bir madde ilave edilereksürecin çıktısını değerlendirme adına öğrenci sayılarıyla orantılı olacak şekilde 1-3 saat arasında değişebilecek şekilde Ölçme-Değerlendirme ek dersiödenmelidir.

 

Öğretmenlerimizin yeri geldiğinde 400 öğrencinin sınav kağıdını okumak durumunda kaldığını ve ders dışında da ölçme-değerlendirme için bir hayli zaman harcadığını bilmekteyiz.

 

Dolayısıyla okutulan her 10 saat ders için 1 saat de ölçme-değerlendirme görevi karşılığında ek ders ödenmesi yerinde bir karar olacaktır. Çünkü öğretmenlerimiz için ölçme-değerlendirme bir hayli zaman alıcı faaliyet olmaktadır. Ölçme-değerlendirmede en az hazırlık ve planlama görevi kadar önemlidir. Çünkü girdiye ek ders veriliyorsa çıktıya da ek ders verilmelidir ya da hazırlık-planlama miktarı artırılarak durumun iyileştirilmesi gerekmektedir.

meb
Yorumlar (0)
Ad Soyad * Güvenlik *
Diğer Makaleler Tümü
MEB TAYİN SÜREÇLERİNDE ŞU HUSUSLARA DİKKAT ETMELİDİR

Mehmet Güleç yazdı 10.5.2019 20:45:38

MEB TAYİN SÜREÇLERİNDE ŞU HUSUSLARA DİKKAT ETMELİDİR

ÖĞRENİM İZNİ İNİSİYATİFE BIRAKILAMAZ

Mehmet Güleç yazdı 3.3.2019 12:48:06

ÖĞRENİM İZNİ İNİSİYATİFE BIRAKILAMAZ

ZORUNLU HİZMETE TEŞVİK UNUTULMAMALIDIR

Mehmet Güleç yazdı 16.1.2019 18:26:49

ZORUNLU HİZMETE TEŞVİK UNUTULMAMALIDIR

2023 EĞİTİM VİZYONUNA COĞRAFYA ELEŞTİRİSİ

Mehmet Güleç yazdı 12.12.2018 17:50:14

2023 EĞİTİM VİZYONUNA COĞRAFYA ELEŞTİRİSİ

24 KASIM MI DEDİNİZ?

Mehmet Güleç yazdı 16.11.2018 20:08:28

24 KASIM MI DEDİNİZ?

İL VE İLÇE EMRİ UYGULANMALI VE BU KONUYA KALICI ÇÖZÜM BULUNMALIDIR

Mehmet Güleç yazdı 28.8.2018 19:36:40

İL VE İLÇE EMRİ UYGULANMALI VE BU KONUYA KALICI ÇÖZÜM BULUNMALIDIR