Mehmet Güleç - Eğitimci Yazar
Zorunlu Hizmet...
Bu içerik 14 Şubat 2017 12:34 tarihinde eklendi ve 1.129 kez okundu
Zorunlu Hizmet...

Eğitim camiası üzerine ele alınabilecek bir çok sorun bulunsa da şu an gündeme gelen konulardan biri hatta belki de en önemlisi  ZORUNLU HİZMETTİR diye düşünüyorum. Zira zorunlu hizmetini yapmakta olan olan onbinlerce öğretmenimizi ilgilendiren birtakım değişiklikler MEB tarafından Şubat 2017 Tebliğler Dergisi’nde ilan edilmiştir. Lakin bu hususta yazılacak çok şey bulunduğu için ben bu makale de mevcut mevzuat üzerinde gördüğüm eksikler, haksızlıklar ve yanlışlar üzerine eleştirel bir yazı kaleme almış bulunmaktayım.

 

“Adalet mülkün temelidir” deriz her daim... Bundan dolayı da gerek mevzuat gerekse yeni düzenlemelere dair gördüğümüz eksikleri, yanlışları ya da haksızlıkları ifade etmeyip susmak ne eğitimcilik ile bağdaşır ne de vicdan ile... Bu yüzden gördüğümüz ya da fark ettiğimiz hususları siz değerli okurlarımız ve kamuoyu ile paylaşarak sorunun çözümüne dair bir ışık tutmak arzusundayız.

 

17 Nisan 2015 tarihli 29329 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin Altıncı Bölümü Hizmet Bölgeleri, Hizmet Alanları ve Hizmet Puanlarına dair gerekli açıklamayı yapmaktadır. Buna göre; Öğretmen ihtiyacı, coğrafi durum, ekonomik ve sosyal yönden gelişmişlik düzeyi, ulaşım şartları ile hizmet gereklerinin karşılanması yönünden benzerlik gösteren iller gruplandırılarak üç hizmet bölgesi oluşturulmuş ve bu iller, bu Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-1 Hizmet Bölgeleri Çizelgesinde gösterilmiştir. Bu bölgelerde yer alan eğitim kurumları ise Öğretmen ataması ve çalıştırılmasında güçlük derecesi bakımından benzerlik gösteren eğitim kurumları gruplandırılarak altı hizmet alanına ayrılmıştır. Eğitim kurumlarından 1, 2 ve 3 üncü hizmet alanlarındakiler zorunlu çalışma yükümlülüğü kapsamı dışında; 4, 5 ve 6 ncı hizmet alanlarındakiler ise zorunlu çalışma yükümlülüğü kapsamında olacak şekilde valiliklerce belirlenerek Bakanlığa bildirilir.  Eğitim kurumlarının yer aldığı hizmet alanları ve bu hizmet alanları için öngörülen hizmet puanları bu Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-2 Hizmet Alanları ve Hizmet Puanları Çizelgesinde belirtilir ve Bakan onayından sonra Tebliğler Dergisinde yayımlanır.

 

Madde 39’da bu hususla ilgili şu hükümler yer almaktadır: Zorunlu çalışma yükümlülüğü kapsamına alınacak eğitim kurumları, kurumun bulunduğu yerin nüfusu, coğrafi konumu, sosyo-ekonomik yönden gelişmişlik düzeyi, sağlık ve ulaşım şartları dikkate alınarak;

 

a) Eğitim kurumunun bulunduğu yerin bağlı olduğu il veya ilçeye günü birlik gidiş-dönüş imkânının bulunup bulunmadığı,

 

b) Öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmenlerce karşılanamadığı durumlarda ek ders ücreti karşılığı görevlendirilebilecek yükseköğrenimli potansiyel aday sayısının yeterli olup olmadığı,

 

c) Eğitim kurumunun bulunduğu yerleşim yerine atanan bir öğretmenin, isteğiyle en az üç öğretim yılı görev yapıp yapmadığı,

 

ç) Eğitim kurumunun bulunduğu yerleşim yerinde yeteri kadar lojman olup olmadığı ya da barınma, ikamet ve konaklama imkânlarının bulunup bulunmadığı,

 

d) Eğitim kurumunun bulunduğu yerleşim yerindeki okullaşma oranı, norm kadro durumu ile öğretmen ihtiyacının aynı yerdeki diğer eğitim kurumlarındaki öğretmenlerle karşılanıp karşılanamadığı,

 

e) Sosyal, sportif ve kültürel faaliyet yapılabilecek ortamların bulunup bulunmadığı,

 

f) Sağlık kurumu bulunup bulunmadığı ya da tedavi hizmetlerinin istenilen düzeyde yerine getirilip getirilemediği,

 

g) Eğitim kurumunun bulunduğu yerde asayişi sağlayacak güvenlik biriminin bulunup bulunmadığı,

 

ğ) Eğitim kurumunun bulunduğu hizmet alanında başka eğitim kurumu bulunup bulunmadığı,

 

gibi hususlar ile illerin özelliklerine göre diğer hususlar da göz önünde bulundurulmak suretiyle valiliklerce belirlenerek değerlendirilmek üzere Bakanlığa bildirilir.

 

Yukarıda ifade ettiğimiz hususlar çerçevesinde zorunlu hizmet bölgeleri ve alanları belirlenir. MEB Personelinin Zorunlu çalışma yükümlülüğü öngörülen hizmet alanları ve süreleri ise Madde 42’de şu şekilde açıklanmıştır.

 

(1) Bakanlık öğretmen kadrolarında 6/5/2010 tarihinden sonra göreve başlayanlar:

 

a) Birinci hizmet bölgesindeki illerin;

 

1) 4 üncü hizmet alanındaki eğitim kurumlarında en az 7 yıl,

 

2) 5 inci hizmet alanındaki eğitim kurumlarında en az 6 yıl,

 

3) 6 ncı hizmet alanındaki eğitim kurumlarında en az 5 yıl,

 

b) İkinci hizmet bölgesindeki illerin;

 

1) 4 üncü hizmet alanındaki eğitim kurumlarında en az 6 yıl,

 

2) 5 inci hizmet alanındaki eğitim kurumlarında en az 5 yıl,

 

3) 6 ncı hizmet alanındaki eğitim kurumlarında en az 4 yıl,

 

c) Üçüncü hizmet bölgesindeki illerin;

 

1) 4 üncü hizmet alanındaki eğitim kurumlarında en az 5 yıl,

 

2) 5 inci hizmet alanındaki eğitim kurumlarında en az 4 yıl,

 

3) 6 ncı hizmet alanındaki eğitim kurumlarında en az 3 yıl çalışmakla yükümlüdür. Bu hususla ilgili olarak da zorunlu çalışma yükümlülüğünün, 4, 5 veya 6 ncı hizmet alanlarından birinde ya da birkaçında yerine getirilebileceği bilinmektedir.

 

Zorunlu hizmetin kısaca bu şekilde açıklamasını yaptıktan sonra konuyla ilgili sorunlara değinecek olursak, belki de en başta Madde 45’de ki şu eksikliği ifade etmek gerekir: Milli Eğitim Bakanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 45. Maddesinde düzenlenmiş olan Zorunlu çalışma yükümlülüğü ertelenecekler hükmüne dair şu eksikliği paylaşmakta ciddi anlamda fayda görüyorum. Bu maddede Zorunlu çalışma yükümlülüğünün ertelenmesine dair birçok madde sayılmasına rağmen kariyer yapmakta olan bir eğitimci için oldukça önemli olan eğitim-öğretim yaşantısının devamı için ihtiyaç duyduğu öğrenim özrü verilmediği için zorunlu hizmetini erteletmek isteyenler için bir madde eklenmeli ve bu öğretmenlerimize öğrenim hakkı için bir düzenleme yapılmalı idi. Hele ki Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi T.C. ANAYASASI’nda (MADDE 42’de) “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz” şeklinde ifade edilmiş olmasına rağmen...

 

Zorunlu çalışma süresinden sayılacak süreler konusuna açıklık getiren 46. Madde’nin a bendinde ise, “Bakanlık kadrolarında öğretmen olarak görevli ikenaskerlik hizmetini yapmak üzere aylıksız izne ayrılanlardan askerlik hizmetini temel askerlik eğitiminden sonra zorunlu çalışma yükümlülüğü öngörülen hizmet alanlarındaki eğitim kurumlarında öğretmen olarak yerine getirenlerin temel askerlik eğitimi dışında kalan askerlik süreleri zorunlu çalışma süresinden sayılır” ifadesi yer almaktadır. Bu husus Bakanlık kadrolarında öğretmen olarak görevli iken askerlik hizmetini yapmak üzere aylıksız izne ayrılanlar arasında eşitsizliğe neden olmaktadır. Bir öğretmen askerliği yapacağı yeri kendisi seçmediğine göre yani vatani hizmette bulunduğu için kayıtsız şartsız vatani hizmetini gerek öğretmen olarak gerek uzun dönem yedek subay gerekse kısa dönem er/erbaş olarak yerine getirmiş olmasına bakılmaksızın askerlik sürelerinin zorunlu hizmet sürecinden sayılması gerekmektedir. Hatta bu husus kısmen genişletilerek, atanmış lakin atandığı tarihte silah altında bulunduğu için görevine başlayamayan atanan öğretmenlerimizi kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmelidir. Şöyle ki, bir öğretmen askerde iken atanmış ve tercih edip atandığı okulun zorunlu hizmet alanı 2.Bölgenin 6.Alanından 2.Bölgenin 5.Alanına geçtiği için görev süresi de 4 yıldan 5 yıla çıkabilmektedir. Söz konusu bu hususla ilgili askerdeyken atanan lakin göreve terhis olduktan sonra başlayan bu meslektaşımız gibi bu mağduriyetin nice örnekleri bulunmaktadır. Atanırken zorunlu hizmeti 4 yıl diye atanan lakin terhis olup göreve başlamaya geldiğinde zorunlu hizmeti 5 yıla çıkan bu meslektaşlarımızın mağduriyetinin giderilmesi gerekmektedir. Askerlikle ilgili bir diğer sorunda temel askerlik eğitiminin zorunlu hizmet süresinden sayılmaması durumudur. Askerlik süresi zorunlu hizmet süresinden sayılmalıdır. En azından vatani hizmetini yapmaktan ötürü bu kişiler mağdur edilmemelidir.

22 Kasım 2016 tarihli 29896 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 678 Sayılı Kanun Hükmündeki Kararname ile (MADDE 25) – 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun ek 3 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Sağlık Bakanlığı ve Millî Savunma Bakanlığınca müştereken belirlenen yerlerde askerlik hizmetini yedek subay olarak yerine getirenler, Devlet hizmeti yükümlülüğünü tamamlamış sayılır.” Bu hüküm gibi bir düzenleme MEB ile Milli Savunma Bakanlığı arasında da tanzim edilerek askerlik hizmetini yapanların zorunlu hizmetten muaf olması değil belki ama en azından askerlik süresinin zorunlu hizmet sürecinden sayılması vatani hizmetini yapan binlerce öğretmenimiz için çok bir şey olmasa gerek.

Zorunlu hizmet süreci ile ilgili birçok hususta sorunlar bulunsa da bu hizmetin kamu yararına bir zorunluluk olduğunun unutulmayarak fakat aynı zamanda da zorunlu hizmetini yerine getirmekte olanları da mağdur etmeyecek şekilde düzenleme yapılması gerekmektedir.

Yorumlar (0)
Ad Soyad * Güvenlik *
Diğer Makaleler Tümü
MEB TAYİN SÜREÇLERİNDE ŞU HUSUSLARA DİKKAT ETMELİDİR

Mehmet Güleç yazdı 10.5.2019 20:45:38

MEB TAYİN SÜREÇLERİNDE ŞU HUSUSLARA DİKKAT ETMELİDİR

ÖĞRENİM İZNİ İNİSİYATİFE BIRAKILAMAZ

Mehmet Güleç yazdı 3.3.2019 12:48:06

ÖĞRENİM İZNİ İNİSİYATİFE BIRAKILAMAZ

ZORUNLU HİZMETE TEŞVİK UNUTULMAMALIDIR

Mehmet Güleç yazdı 16.1.2019 18:26:49

ZORUNLU HİZMETE TEŞVİK UNUTULMAMALIDIR

2023 EĞİTİM VİZYONUNA COĞRAFYA ELEŞTİRİSİ

Mehmet Güleç yazdı 12.12.2018 17:50:14

2023 EĞİTİM VİZYONUNA COĞRAFYA ELEŞTİRİSİ

24 KASIM MI DEDİNİZ?

Mehmet Güleç yazdı 16.11.2018 20:08:28

24 KASIM MI DEDİNİZ?

İL VE İLÇE EMRİ UYGULANMALI VE BU KONUYA KALICI ÇÖZÜM BULUNMALIDIR

Mehmet Güleç yazdı 28.8.2018 19:36:40

İL VE İLÇE EMRİ UYGULANMALI VE BU KONUYA KALICI ÇÖZÜM BULUNMALIDIR